akıbet

akıbet <-ti>
1. subst (son) Ende n, Ausgang m (z.B. eines Kampfes); (kader) Schicksal n
2. adv schließlich, letzten Endes

Türkçe-Almanca sözlük. 2013.

Schlagen Sie auch in anderen Wörterbüchern nach:

  • akıbet — is., Ar. ˁāḳibet 1) Bir iş veya durumun sonu, sonuç Sen akıbetini pek hak etmemişe benziyorsun. R. N. Güntekin 2) zf. Sonunda, önünde sonunda Akıbet, iş düzelecek. Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller akıbetine uğramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akıbet — (A.) [ ﺖﺒﻗﺎﻋ ] son …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ÂKİBET-BİN — f. İleri görüşlü. Sonunu evvelden gören …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÂKİBET-BİNÎ — f. Tedbirlilik, neticeyi önceden görüp düşünme …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÂKİBET-ENDİŞ — f. Geleceği için endişe eden. İstikbâlini düşünen. Akibetini düşünen …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÂKİBET-ÜL EMR — Bir işin neticesi, sonu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÂKİBET-ÜL ÂKİBE — Akibetin âkibeti. * Neticenin sonu. * Ahiret …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • kurdun oğlu akıbet kurt olur — kişi sonunda kendi karakterini, aslını, düşüncesini atalarına benzer biçimde ortaya koyar anlamında kullanılan bir söz Kurdun oğlu akıbet kurt olur, demiş ve bu söz beş muallimin meslek ve ilim haysiyetine dokunmuştur. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HÜSN-Ü ÂKİBET — İyi netice …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • LÂM-UL ÂKIBET — Neticeyi, âkibeti bildiren lâm …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • AVAKIB — (Akibet. C.) Encamlar. Akibetler. Sonlar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.